Hayatımızda tanıklık ettiğimiz bazı olayların muhteşemliğini ilk başta idrak etmek güçtür. İçinde bulunduğumuz an oldukça sıradan gelen bu olaylar zamanla yoğrularak, bambaşka bir hal alır. Gidişatın nasıl değiştiğini düşündüğümüzde başlangıçtaki potansiyeli nasıl fark edemediğimize hayıflanır, acizliğimize üzülürüz. Ancak asıl üzülünmesi gereken başta geleceği görememiş olmak değil, gördükten sonra ibret alamamaktır. 

Bu yazı da sizlere ülkemizde beden eğitimi ve spor alanının gidişatını değiştiren tarihi bir kişiliğin hikayesini anlatacağım.

Ders çıkarmaya hazırsak başlayalım…

BİR GÜNEŞ DOĞUYOR

İşte 25 Mart 1874 yılında Mora Yarımadasında alelade bir yaşam başlangıcı gerçekleşti. Bu doğum, Harputlu uzun lakaplı Yusuf Binbaşı’nın, tayin olduğu Manastır da dönemin tanınmış kâtiplerinden olan Kasriyeli yazıcı Selim Efendi’nin kızı Zeynep Hanım’la olan birlikteliğinin meyvelerinden biriydi. Adına ‘’Doğru, dürüst, kusursuz’’ anlamına gelen Selim ve ‘’Sır saklamasını bilen kimse’’ anlamına gelen Sırrı denildi.

Yusuf Bey, iki yıl sonra Selim Sırrı’yı ilk mücadelesiyle baş başa bırakarak dünyadan göçtü gitti. Zeynep Hanım kızılcık şerbeti içtim diyerek evinin dümenine geçti. Geriye kalan tüm hayatını o saatten sonra evlatlarının istikbaline adadı…

İSTİKBALİ AÇIK BİR TEMBEL

İdmancıların Şeyhi Ali Faik Bey (Üstünidman)

Zorluklar içerisinde büyüyerek okul çağına gelen evin tek oğlu Selim, bir taraftan sarı saçları ve mavi gözleriyle dikkatleri üzerine topluyor diğer taraftan içindeki fırtınaları yansıtır bir şekilde yerinde duramıyordu. Annesi onun iyi bir eğitim alarak başarılı olmasını ve ailesine sahip çıkmasını bekliyordu. Bu uğurda büyük fedakarlıklar yaptı: Kolu komşuya dikişler dikti, ailesinden yadigar ziynetlerini sattı.Bin bir uğraş sonunda emeline ulaşan Zeynep Hanım, oğlunu dönemin gözde okulu olan Galatasaray Sultanisi’ne 1882 senesinde kaydettirdi.

Yeni bir serüvenin -belki de mücadelenin- içerisinde kendisini bulan genç delikanlı, annesinin yüzünü güldürecek kadar parlak bir öğrenci olamadı. Çünkü okul yıllarında hayatının aşkıyla tanışmış, ilk görüşte vurulmuştu. Bu aşk, öğretmeni Ali Faik (Üstünidman) tarafınca tohumları Selim’in gönlüne ekilen ”Cimnastik”ten başkası değildi… İçinde cimnastiğe karşı duyduğu ve günden güne büyüttüğü sevdası, bir başka işe odaklanmasını zorlaştırıyordu. Nitekim, maddi zorluklarla birlikte yaşadığı akademik soğukluk onu seneler sonra mezun olacağı sene Galatasaray Sultanisiyle ayrılık eşiğine getirdi. Kendisine yeni bir kucak açacak merkez arayan Selim, aradığını parasız yatılı olan Mühendishane-i Berr-i Hümâyûn da (teknik subay yetiştiren bir okul) buldu.

 

GEÇİCİ BİR MESLEK

Yine dönemin popüler akımlarından kaçamayarak, gözde bir okuldan mezun olmasa da gözde bir meslek sahibi olur: Askerlik. Bu mesleğin Selim’in hızlı bir şekilde düzenini kurması ve hayatını disipline etmesini sağlayacağına inanılıyordu. Bu amaçla eğitimini tamamladıktan sonra mesleğine İzmir de İstikham (askeri mühendis) Subayı olarak başladı. Selim bu dönemde Galatasaray Sultanisinden getirdiği akademik birikim ile askeriye de aldığı eğitimi harmanlamaya başlayarak, çok yönlü kişiliğinin temellerini attı. Dönemin ileri gelenleri, akranlarından oldukça farklı ve elini attığı her işte bir şekilde başarılı olabilen bu genci fark etmişti. Bu durum Selim’e paşa yaverliği gibi çoğu kimsenin talip olduğu sorumluluklar getirdi.

Terbiye ve Oyun Mecmuası

İzmir’de kaldığı süreçte şehrin aydın kesimiyle tanışan Selim Sırrı Bey, tanışıklıklarının desteğiyle İzmir İdadisi’ne cimnastik hocalığı yaptı. İzmir İdadisi’nin yanında, Mekteb-i Sanayi, Darü’l-İrfan okullarında devamlı bir faaliyet içerisinde bulunmuştur. Bu faaliyetler günümüzden bakıldığında bile çok kolay olmayan, sorumluluğu yüksek bir mesleğe ek olarak en az bir o kadar daha sorumluluk aldığı cesaret etmesi oldukça zor işlerdir. Hani gerçekten seven insan her zaman sevdasına öncelik verir derler ya işte Selim’in motivasyonu da tam olarak budur.

Onun kendini ve kariyerini kanıtlama çabaları Selim’in potansiyelini bilen ve kendisini yakından takip edenlerin de girişimleriyle hızla karşılık bulur. Artık sevdasını geniş kitlelere yayabilmek adına bir sorumluluk sahibi daha olarak ”Hikmet” gazetesinde yazmaya başlar. İzmirden dört sene sonra 1901 de İstanbul’a tayin olduğunda dönemin en popüler yayın organlarından biri olan ‘’Servet-i Fünün’’da da yazılarıyla halka bilgi servis etmeye devam eder. İlerleyen dönemlerde Terbiye ve Oyun adında dergiyi çıkarana kadar farklı yayın organlarında halkı bilgilendirmeye devam edecektir. Halkı bilinçlendirmek adına çıktığı yolculuğunu bir manifesto niteliğindeki Muallim Naci’nin, halk ağzına da yerleşen dizesiyle başlatacaktır: ”Marifet iltifata tâbidir, müşterisiz meta zayidir”.

İŞ BAŞKA AŞK BAŞKA

Yoğun bir tempoda çalışmalarına devam ederken hayatını da ıskalamamak isteyen Selim, Şakir Paşa’ya (Cevad Şakir-Halikarnas Balıkçısı ile Ressam Aliye Berger’in babaları) evlenme niyetinden bahseder. Hayatını birleştireceği kadında arzuladığı vasıfları izah eder: ”Temiz ve görgülü bir aileden olması, Fransızca bilmesi, biraz piyano çalması, kendisi gibi babasını kaybetmiş olması…”. Selim gibi hayatın bir çok alanında başarılı olmaya çalışan, uzun soluklu planlamalar yapan ve hayatın bir çok zorluğuyla erken yaşta tanışan birinden de alelade bir evlilik beklenemezdi doğrusu!

Şakir Paşa bir zaman sonra, Selim’in aradığı kriterlerde, iyi yetişmiş birini tanıdığını eğer rızası olursa aileler arasında aracılık yapacağını iletir. Böylelikle ölüm onları ayırana kadar hayat arkadaşlığı yapacağı,Nafi Nezareti (Bayındırlık Bakanlığı) görevlilerinden Fikri Bey’in kızı Hediye Hanım’la 1905 yılında evlenir. Yeni bir düzen kurmak adına Büyükada’ya yerleşir. Bir yıl sonra Selma adında bir kızı olur. Evlilik hayatı onun çalışmalarına da yansır (Kariyerinde emin adımlarla ilerlemek ve özel hayatında mutlu olmak adına eş seçiminin ne denli kıymetli olduğu güzel bir örnektir). Aynı senelerde İstanbul da bir jimnastik okulu açar. Devam eden senede Kolağalığı’na (Osmanlı ordusunda yüzbaşı ile binbaşı arasında bir rütbe) yükselir.

ÜLKE DIŞINA YAYILMASI

1908 yılın Selim Sırrı Bey

Yurt içinde gerçekleştirdiği icraatlarla büyük bir şöhret kazanır. Günden güne alanında söz sahibi olarak, uğraşlarının meyvelerini toplamaya başlar. Ülke dışında ise 19.yy sonlarında spor camiası için büyük girişiminin meyvelerini toplamaya hazırlanan biri daha vardır: Baron Pierre de Coubertin! Modern Olimpiyat Oyunları 1896 yılında hayata geçiren bu isim, tüm dünya da spor adına bir birliktelik oluşturabilmek adına ülkelerin komiteler aracılığıyla temsil edilmesini ister. Bu uğurda ülkemizde de bir olimpik komitenin kurulması adına Galatasaray Lisesi Fransızca öğretmeni olan arkadaşı Juery’ye bir mektup yazarak bir isim önermesini ister. Önerilen isim tabii ki Selim Sırrı’dır. Görüşmeler yapılır hazırlıklar tamamlanır. Sultan 2. Abdülhamit’in 1908 yılında II. Meşrutiyet ilanıyla birlikte cemiyet kurmanın önü açılır. Bu tarihte Osmanlı Milli Olimpiyat Cemiyeti’ni kurar ancak öğretmenlik yapmasından ötürü başkanlığa Ahmet İhsan Tokgöz uygun görülür. Selim Sırrı ise genel sekreterlik görevini yürütür. Bu girişim ülkemizde sporun uluslararasılaşması adına çok önemlidir.

Kariyerin de hızlı bir yükselişe geçen Selim, İstanbul’un da nimetlerinden yararlanarak dönemin popüler oluşumlarından İttihat ve Teraki ile tanışır. Hızlı başlayan bu ilişki bir sene içinde istifa ile son bulur. İstenmediğini düşünerek istifa etmesine rağmen cemiyetle girdiği yakın ilişkiler onun ordu içerisindeki huzurunu etkiler.
Çiçeği burnundaki Selim için bir çözüme ihtiyaç vardır…

ÇÖZÜM: BİLGİ SAHİBİ OL!

Selim kariyerindeki yükseliş ve demir gibi pazularıyla kendini emniyette sanmaktadır. Bu süreçte yaşadığı ibretlik bir olaydan ders çıkarması sonucunda tüm gidişatı değiştirecektir.

Selim Sırrı’nın 1908 yılında İKDAM dergisindeki yazısını, KİLİSLİ RIFAT adında tanımadığı bir doktor kendini eleştirerek “Bu yazıları yazan Selim Sırrı Bey ne yazık ki bir ilim adamı değildir. Eğer Anatomiden, Fizyolojiden biraz anlasaydı daha faydalı şeyler yazardı…” gibi sözlerle ona, adeta çatar. Aralarında geçen olayı kendi ağzından şu şekilde aktarır:

“…Paşa içeriye seslenince biraz sonra odaya vücudu elbisesinin içinde hayal gibi bir genç doktor girdi. Ben söz söylemeden soyunmaya başladım. İkisi de hayretle bana bakıyorlardı. Belden yukarı kısmım çıplak olarak, “buyurunuz şu pazularımı tutunuz, göğüs ve sırt adalelerimi yoklayınız” dedim, ikisi de yokladılar, “Çelik gibi” dediler. Dr. Kilisli Rıfat Beye “Siz de lütfen soyununuz.” O cevaben “Ben vücut pehlivanı değilim, fikir pehlivanıyım. Ben size kalemle meydan okudum. Kudretiniz varsa siz de kalemle cevap verin, tuttuğunuz yol yanlıştır. Siz Fransızca biliyorsunuz. Size bazı kitaplar vereyim, okuyun, sonra görüşelim.” dedi ve Paşanın kitaplığından Dr. Lagrange’ın (Lexercice Chez Les a Dultes – Her yaşta yapılacak beden idmanları) ve Dr. Philippe Tissier’nin (La Fatige et L’antrainment – Yorgunluk ve Beden idmanları) kitaplarını verdi. Bu iki kitabı dikkatle okuduktan sonra iri pazularım ve marifetlerimle bir köy cambazından farklı olmadığımı anladım. Tekrar gittiğimde Dr. Besin Omer “Yine Kilisli Rıfat’a boks dersi vermeye mi geldin?” deyince “Hayır elinizi öpmeye geldim. Hatamı anladım” dedim. “Benim gözlerimi açtınız, bu işin ilmini öğrenmeye kararlı olduğumu” beyan ettim. İşte bundan sonra bu gaye Ustad’ın kafasını sarar. Birçok kitap ve dergi okur. Bunun tahsilinin en iyi nerede yapılabileceğini araştırır.

<<Ne ibretlik bir olay! Burada bir parantez açarak şunu ifade etmek gerekir ki, insanlık hayatına önemli katkılar sunmuş öncü insanların ortak özelliği yaşadıklarından ders çıkarma kabiliyetleridir>>

Hayata dair çok önemli bir ders çıkaran Selim, takip eden 1909 yılında beden eğitimi ihtisası görmesi adına, askerlik mesleğinde yaşadığı sıkıntılardan haberdar olan Harbiye Nazırı İzzet Paşa’nın da girişimleriyle, Kralın himayesinde misafir subay olarak yer alacağı İsveç’e gönderilir. Bu Selim için çok ciddi bir dönüm noktası olur. Rütbeli bir asker ve padişah yaveri olması onun itibar görmesini sağlar. Geçirdiği her anın kıymetini bilir. Eksikliğini hissettiği alana yönelik iyi bir eğitim alma fırsatını yakalamıştır. Kendisinde fark ettiği dönüşümü meşhur sözüyle özetler:

‘’İsveç’e pazılarımla gittim kafamla döndüm’’.

İKİNCİ BAHAR

İsveçten döndükten sonra beden eğitiminin ülkemizde modernleşmesi ve spor şuurunun batıda olduğu gibi oluşması ve meslek haline gelip, kurumsallaşması için girişimlerde bulunur. Kaderin bir cilvesi de burada devreye girer. Ordu adına eğitim almak üzere tahsilini tamamlayarak geri dönen Selim, yenilikçi hareketleri sebebiyle orduda istenmez. Onun potansiyelini bilen kişilerden Maarif Nazırı Emrullah Efendi tarafından 1910 da Osmanlı Mektepleri Terbiye-i Bedeniyye Müfettişliği’ne atanır. Artık asıl istediği işe odaklanmaktan başka çaresi kalmaz. Bütün enerjisini çağdaş ve programlı bir beden eğitimi sistemi kurmaya adar. Okullarda hocalık yapar. Bu süreçte en önemli atılımlardan birisini kız öğretmen okullarında derslere girerek, mezun ettiği öğrencileri öğretmen olarak atamasıyla gerçekleştirir. Planlamalar yapılmış artık harekete geçmeye başlamıştır ki kader yine kendini hissettirir. I. Dünya Savaşının patlak vermesiyle yeniden istenmediği 1918’e kadar çeşitli hizmetler vereceği orduya yedek subay olarak çağırılır. Sancılı bir geçiş sürecinde olan ülke içerisinde istediklerini bir süreliğine nadasa bırakır. Ülkedeki istikrarın yeniden sağlanmaya başladığı 1923 yılında bir zamanlar öğrencisi olduğu Galatasaray Lisesi Beden Eğitimi Öğretmenliğine atanır. İki yıl sonra Hamdullah Suphi Tanrıöver’in Maarif Vekilliği sırasında Beden Terbiyesi Müfettişliği’ne atanır. Bu görevinden 1935 yılında emekli olur. 1938-1946 yıllarında Cumhuriyet Halk Partisi’nden Samsun Milletvekili olarak iki dönem mecliste görev yapar.

Selim Sırrı Tarcan’ın Feriköy Mezarlığındaki Kabri

Beden eğitimi ve spor alanında üstatlaşan Selim Sırrı 2 Mart 1957 yılında 82 yaşında İstanbul da hayata gözlerini yumar.

SELİM SIRRI’NIN ÖNE ÇIKAN İCRAATLARI

Selim Sırrı’nın çok yönlü kişiliği onu beden eğitimi ve spor alanında ülkemizde öncü bir isim yapar. Sıradan insanların bir hayata sığdırabildiği birçok işi tek bir yaşama sığdırır. Adeta yapmış olduğu işlerde ne kadar vatanperver biri olduğunu görmek mümkündür!

Üstat Selim Sırrı TARCAN

Beden eğitimi ve spor alanında ülkemize yeni katkılar sunma heyecanıyla 83. Yaşına gireceği sıralarda 2 Mart 1957’de hayata gözlerini yumar. Geride sayısız makale, kitap gibi yazılı eserler; ülkemiz adına ilkler ve teslim ettiği bayrağı ileriye taşımaya hazır öğrenciler bırakmıştır.

Üstadın öne çıkan icraatları şunlardır:

– Osmanlı Milli Olimpiyat Cemiyetinin Kuruculuğu
– Beden eğitimi öğretmeni yetiştirme girişimleri
– İdman Bayramlarının düzenlemesi
– Terbiye ve Oyun isimli dergi çıkarması
– Tarcan Zeybeğini oluşturması
– Darülirfan okulunu kurması
– İzciler birliğini kurması
– Voleybol ve boks sporunun alt yapısını oluşturması
– Gençlik marşının söz yazarı
– Beden Terbiyesi Başmüfettişi
– Milletvekili

 

YAZARIN SON SÖZÜ

Bir beden eğitimci olarak, yaşadığı tüm zorluklara rağmen başardıklarıyla bana ışık olan, alanımızın mihenk taşına yaraşır şekilde işimi yapmaya yılmadan, bıkmadan gayret edeceğim hususunda kendime söz veriyorum. Bir de mesleğimi icra ettiğim her an ruhunu yanımda hissettiğim bir üstadın adını, müstakbel eşimin yüksek müsaadeleriyle -erkek olması kaydıyla- çocuğumda yaşatmak istiyorum. Belki de kahramanımın ruhu tenasüh ederek, canımdan bir parçaya dönüşür!

Adınla yaşa,
Selim Sırrı CAN!

 

Kaynak:
Güven, Ö., (1999). Selim Sırrı Tarcan’ın Yaşamı ve Hizmetlerine Toplu Bir Bakış. S. Sırrı Tarcan Yaşamı ve Hizmetleri , no.5, 12-34.

Çapan, M. Şevki, Mutlu, T. Osman, “Unutulmuş Bir Spor Adamını Anlamak, Konferanslarıyla; Selim Sırrı Tarcan”, Spormetre Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Fakültesi Dergisi, Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, Ankara 2016, S 14 (2), s.235-241.

Altın, H. (2016). HARPUTLU SELİM SIRRI VE ONUN YAYINLADIĞI TERBİYE VE OYUN MECMUASI. Fırat Üniversitesi Harput Araştırmaları Dergisi, 3(1), 97-116.

Arun, A. C. (1991). Selim Sırrı Tarcan nasıl beden eğitimi öğretmeni oldu. Beden Eğitimi ve Spor Araştırmaları Dergisi, 2(5), 30-34.

Arun, A. C. (1993). Selim Sırrı Tarcan 3. Beden Eğitimi ve Spor Araştırmaları Dergisi, 4(13), 36-40.

Fotoğraf kaynağı:

Selim Sırrı Tarcan (SALT Araştırma, Feridun Fazıl Tülbentçi Arşivi)
https://tr.wikipedia.org/wiki/Selim_S%C4%B1rr%C4%B1_Tarcan

https://phebusmuzayede.com/28614-selim-sirri-tarcan-in-cikarttigi-terbiye-ve-oyun-mecmuasi-kapak-gazi-mustafa-kemal-ataturk-numara-4-1922-tesrin-i-evvel-nushasi-kapaklari-ayri-vaziyette-haliyle-16-sayfa-osmanlica-21×28-cm.html

 

58 YORUMLAR

  1. I’m still learning from you, while I’m making my way to the top as well. I definitely liked reading all that is posted on your blog.Keep the stories coming. I liked it!

  2. I like what you guys are up also. Such smart work and reporting! Keep up the superb works guys I¦ve incorporated you guys to my blogroll. I think it will improve the value of my site 🙂

  3. It’s appropriate time to make a few plans for the future and it is time to be happy. I’ve read this publish and if I could I desire to recommend you few interesting issues or advice. Maybe you can write next articles regarding this article. I wish to read more things about it!

  4. naturally like your website but you have to check the spelling on quite a few of your posts. A number of them are rife with spelling problems and I find it very bothersome to tell the truth nevertheless I will certainly come back again.

  5. Мы предлагаем широкий спектр услуг: от амбулаторной помощи до стационарного лечения. Анонимность, оперативность и индивидуальный подход — главные принципы нашей работы. Независимо от сложности ситуации, мы стремимся оказать помощь каждому, кто обратился за поддержкой, и обеспечить восстановление физического и психологического состояния.
    Ознакомиться с деталями – [url=https://vyvod-iz-zapoya-14.ru/]vyvod iz zapoya[/url]

  6. Создайте профессиональный выставочный стенд без лишних хлопот! [url=https://format-ms.ru/catalog/pop-up/]стенд поп ап[/url] – это удобное и стильное решение для презентаций. Прочная конструкция, быстрый монтаж, яркий дизайн. Отличный инструмент для продвижения бизнеса!

    ФОРМАТ-МС предлагает популярные модели мобильных стендов для вашего бизнеса. Узнайте больше на format-ms.ru. Наш офис находится по адресу: Москва, Нагорный проезд, дом 7, стр. 1, офис 2320. Звоните нам по телефону +7(499)390-19-85.

  7. Профессиональный подход к ставкам – это [url=https://autosport.com.ru/forecasts/95994-bukmekerskaya-kontora-zenit-win-zenitbet/]букмекерская Зенит[/url]. Здесь вы найдете все необходимые инструменты для анализа и прогнозирования. Доверьтесь лидеру рынка и увеличьте свои шансы на успех уже сейчас.

    Блокировки сайтов больше не проблема. [url=https://autosport.com.ru/forecasts/95994-bukmekerskaya-kontora-zenit-win-zenitbet/]БК Зенит зеркало[/url] обеспечивает бесперебойный доступ к любимой платформе. Делайте ставки, следите за результатами и получайте удовольствие от игры без лишних сложностей.

  8. I discovered your blog site on google and check a few of your early posts. Continue to keep up the very good operate. I just additional up your RSS feed to my MSN News Reader. Seeking forward to reading more from you later on!…

  9. Great – I should definitely pronounce, impressed with your site. I had no trouble navigating through all the tabs as well as related info ended up being truly simple to do to access. I recently found what I hoped for before you know it in the least. Reasonably unusual. Is likely to appreciate it for those who add forums or anything, site theme . a tones way for your customer to communicate. Nice task..

  10. купить подписчиков в телеграм [url=https://companies.rbc.ru/news/Oijc65NSNH/kupit-zhivyih-podpischikov-v-tg-servisyi-i-besplatnyie-metodyi/]купить живых подписчиков в телеграм[/url] купить подписчиков в телеграме

  11. The website https://aigazine.com/ is a media publication dedicated to news and analysis from the world of AI. Only here will you find the latest news, reviews, and expert opinions. You’ll learn how AI is transforming industries, business, and society, and the news feed will keep you up-to-date on current and projected developments daily.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz