İnsanlık tarihi, insan varlığının yeryüzündeki var oluş mücadelesinin de tarihidir. Çünkü, bilinç sahibi tek canlı olarak insan, kendi tarihini yaratandır. Bilinç sahibi olmak, kendini çevreleyen dünyanın farkında olup, kendisinin diğer canlılardan farklı olduğunu anlamaktan geçer. Aslında, Aristoteles’in Metafizik eserinde dediği gibi ‘bütün insanlar doğal olarak bilmek ister’. Bilmek ise anlamaktan gelir. O halde, bilinçli bir varlık olarak insan hem kendini hem de diğerlerini anlayan ve anlamlandırandır. Yani insan, aynı zamanda anlam yaratandır.

İnsanın nasıl bir varlık olduğu, felsefenin açtığı yolda; antropoloji, sosyoloji, psikoloji, biyoloji ve tıp gibi birçok farklı bilim alanının ürettiği bilgiler ışığında belirli bir noktaya gelmiş olsa da hala çözülememiş gizemleri barındırır. Ancak, buradaki ‘gizem’ ifadesi, henüz açığa çıkmamış bilgiler anlamında kullanılmış olup, spritüel ve mistik hiçbir anlam içermemektedir.

Burada ele almak istediğim şey, hepimizin zaman zaman üzerinde durup düşündüğümüz, zaman zaman da uzun uzadıya düşünmeden bir anda fark ettiğimiz bazı insani gerçeklerle yakından ilişkili. Bugün ‘oyun’ üzerine bir beyin fırtınası yapmak için sizlere çağrıda bulunmak istiyorum: Oyun yaşamımızın neresindedir?

Biz insanlar ne zaman ve nasıl oyun oynamaya başladık? Peki, oyun oynamayı ne zaman bıraktık? Ya da aslında hala bir oyun dünyasının içinde miyiz?[1]

Huizinga, Homo Ludens (Oyun Oynayan İnsan) adlı eserinde ‘oyun kültürden eskidir’ derken, insanlardan çok önce hayvanların oyun oynamakta olduğunu, kültür yaratan varlık olan insan topluluklarının genel oyun kavramına yeni bir şey katmadığını söylüyordu. Bir bebeği ya da bir kedi yavrusunu oyun oynarken izlediğimizde, onların doğal olarak, diğer bir deyişle içgüdüsel olarak eylediklerini görürüz. Öte yandan Fink, Bir Dünya Sembolü Olarak Oyun adlı kitabında, hayvanın da insanın da oyun oynadığını, fakat görünüşte aynı olan oyunun ontolojik olarak aynı olup olamayacağını sorgular:

…Bu sorun, ancak insanın varlık yapısı ile hayvanın varlık tarzları ontolojik olarak aydınlatılıp belirlendikten sonra üzerinde konuşulabilecek kıvama gelebilir – hayvanların oyunundan veyahut da antik tanrıların oyunundan yalnızca yasaklı mecazlar kullanılarak söz edilebilir. Sonuçta, iş “oyun” terimini nasıl kullandığımıza, bununla nasıl bir anlam doluluğunu kastettiğimize, bu kavramı hangi çerçevenin ve hangi kavramsal şeffaflığın içine oturttuğumuza bakıyor.

Bu noktada, oyun kelimesinin iki anlamına değinmekte fayda görüyorum. Biri İngilizcedeki (isim olan) play kelimesinin karşılığı iken, diğeri game kelimesinin karşılığıdır. İlki, daha serbest ve eğlence odaklı; ikincisi, daha kurallı ve hedef odaklı etkinliklerdir. (Şimdilik, çok kısaca değindiğim bu etkinliklerin her birini ayrı ayrı ele alıp, karşılaştırmalı olarak inceleyeceğim yazıyı başka bir zamana bırakıyorum.) Burada, herhangi bir etimolojik araştırmaya girmeden, günlük dilde ‘oyun’ kelimesini kullandığımız yerlere bir göz atalım. Örneğin; Ali Cengiz oyunu, aşk oyunu, kelime oyunu, kâğıt oyunu, çocuk oyunu, tiyatro oyunu, halk oyunu, zeka oyunu, bilgisayar oyunu veya futbol (basketbol, hentbol, voleybol, tenis vb.) oyunu. Tüm bu etkinliklerin ortak bir ya da birkaç özelliği var mıdır?

Yukarıdaki birkaç kullanımda bile hemen göze çarpan bazı ortak özellikler bulunabilir. Mesela, hepsinde önceden hazırlanmış (ve ulaşılmaya çalışılan) bir plan, bir strateji, bir koreografi, bir senaryo, bir hedef vardır. Bununla birlikte, bazıları doğaçlamaya daha fazla zemin tanır. Bilinmezi/değişkeni ve gerilimi daha çoktur, ki burada ‘yaratıcılık’ iş başındadır. İşin özünde, her birinde sanal bir ‘kurgu’ vardır, fakat bu kurgu bazı oyunlarda geliştirmeye ve değiştirmeye daha fazla açıktır.

İnsan, kendi kurguladığı oyun dünyasında, yeni ve alternatif bir gerçeklik içinde farklı bir yaşama boyutu yaratır. Bu yaşama boyutu, insana özgürlük ve yaratıcılık sunar. Oyun dünyası, bazen günlük hayattan zaman ve mekan açısından farklıdır, bazen de günlük hayatın bir parçasıdır. Diğer bir deyişle, insan bazen yaşamını oyunlaştırarak yaşar. Fink’in dile getirdiği gibi oyun, ‘hayatımızın katı ve karanlık doğası içinde bir ferahlamadır’; ciddi ve soğuk yaşama verilen bir moladır. Oyun, yaşamın ‘hayati’ ya da ‘elzem’ işlerinin yanında bize iyi gelendir.

Bize hep salık verilen bir şey vardır: İçindeki çocuğa sarıl, onu kaybetme! Burada sözü edilen öğüt, dünyayı çocukça bir sevinçle kucaklayabilmek ve her şeyi çok da ciddiye almamak anlamındadır. Peki ‘içimizdeki çocuk’, oyun oynamaktan ne zaman vazgeçti? (Ya da hala oyun oynamakta mı?)

Geçenlerde şunun gibi bir söz okumuştum: Tecrübe, masumiyetin katilidir. Yaşam deneyimlerimizin sonucu; çocuksu masumiyetimizin yitirilişi, yetişkince hırslarımızın galip gelişi midir? Yani, (potansiyel) bir insan varlığı olarak dünyaya gelmiş olan ve yaşam boyu nasıl bir insan olacağının mücadelesini veren bizler, içimizdeki çocuktan çok uzaklara düşmüş olabilir miyiz? Peki, bu uzağa düşüş, bizi daha az ‘insan’ yapar mı?

Burada sözünü ettiğim ‘insan’, aslında en temelde nasıl bir yaşamın yaşamaya değer olacağı konusunda bir arayış içinde olan ve böyle bir yaşamı kurmak için elinden geleni yapandır. Ancak, umudum odur ki, bu herhangi birinin bunu sadece kendisi için değil, tüm insanlık için isteyen biri olmasıdır. İnsanın, yaşam boyu süren anlam arayışı aynı zamanda ‘insanlık’ için bir arayıştır. Ve bir cevap bulmaktan çok sorulacak soruları çoğaltma amacıyla çıktığım bu yolda yeniden soruyorum: Oyun yaşamımızın neresindedir? Oyun içimizdeki çocuğu besler mi?

 

Kaynaklar

Aristoteles (1996). Metafizik (Çev. Ahmet Arslan). 2. baskı. İstanbul: Sosyal Yayınları.

Fink, E. (2015). Bir Dünya Sembolü Olarak Oyun (Çev. Necati Akça). Ankara: Dost Kitabevi.

Huizinga, J. (2013). Homo Ludens (Çev. Mehmet Ali Kılıçbay). İstanbul: Ayrıntı Yayınları.

[1] Ben bu cümleleri yazarken, rutin akşam oyunu çağrısına kulak asmadığım (kedim) Luna, bana küsmek üzereydi.

50 YORUMLAR

  1. Excellent website. Plenty of helpful information here. I?¦m sending it to a few buddies ans additionally sharing in delicious. And certainly, thanks in your sweat!

  2. Flaunch is the leading blockchain gaming launchpad, designed to help game developers and investors thrive in the Web3 gaming ecosystem. By offering secure token launches, NFT integrations, and decentralized crowdfunding, Flaunch enables game creators to fund, develop, and scale their projects with full transparency and community-driven support. Whether you’re a developer or an investor, Flaunch provides the tools to connect and grow in the blockchain gaming space. https://flaunch.tech

  3. купить диплом о среднем техническом образовании в ярославле [url=http://r-diploma22.ru]http://r-diploma22.ru[/url] .

  4. Came across vipdubaiagency.com while browsing local companions platforms. The site has a polished design, a impressive catalog of services, easy-to-understand pricing, and a simple booking process. It feels more premium than most agencies I’ve encountered. Definitely recommended checking if you are looking for all-in-one services in single platform.

    Visit https://vipdubaiagency.com/

  5. подписчики в тг канал [url=https://companies.rbc.ru/news/Oijc65NSNH/kupit-zhivyih-podpischikov-v-tg-servisyi-i-besplatnyie-metodyi/]накрутка живых подписчиков[/url] подписчики в тг

  6. ДВС и КПП https://vavtomotor.ru автозапчасти для автомобилей с гарантией и проверенным состоянием. В наличии двигатели и коробки передач для популярных марок, подбор по VIN, быстрая доставка и выгодные цены.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz